Emek

Devletin ‘düşük ücret politikası’ sosyal bir patlamaya neden olabilir mi?

Asgari ücretteki artış, özel sektörde dahi maaş oranlarını belirliyor. Türkiye, asgari ücret konusunda birçok Avrupa ülkesinin gerisinde kalıyor. Gazeteci Ali Kemal Erdem, mevcut düşük ücret politikalarını ekonomistlere, çalışma ve sosyal güvenlik uzmanlarına sordu.

Erdem’in Osman Altuğ ve Zeynep Ökten, DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve Çalışma Hayatı ve Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun’un görüşlerine yer verdiği haber Independent Türkçe’de yayımlandı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), geçen ağustosta enflasyon oranını yüzde 19,25 olarak açıklarken, 27 Ağustos 2021 Cuma günü kamuda çalışan memurlarla iktidar arasındaki toplu sözleşmede 2022 yılı içinde memura ilk 6 ayda yüzde 5, ikinci 6 ayda yüzde 7 olmak üzere toplam yüzde 12 oranında zam yapılması karara bağlandı.

“TÜRKİYE EN DÜŞÜK ASGARİ ÜCRETTE İKİNCİ SIRADA”

Bu arada aralarında tanınmış ekonomistlerin de olduğu pek çok ismin gerçek enflasyonun TÜİK’in açıkladığı rakamların çok daha üstünde olduğunu iddia ediyor.

Özel sektörde dahi maaş oranları belirlenirken dikkate alınan asgari ücret, birçok Avrupa ülkesine göre oldukça gerisinde kalıyor.

Avrupa İstatistik Ofisi’nin (Eurostat), 1 Ocak 2021 verilerine göre Türkiye, asgari ücret uygulamasının olduğu 22 Avrupa ülkesi arasında en düşük asgari ücrette Bulgaristan’dan sonra ikinci sırada.

ZEYNEP ÖKTEN: ÜCRETİ BU KADAR DÜŞÜK TUTARSANIZ SONUNDA BU SİZİ DA VURACAK

Türkiye’de ücretle çalışan sayısının çok fazla olduğunu, ücretle çalışanlar arasında asgari ücretli çalışanların sayısının OECD üyesi ülkeler içinde en yükseklerinden biri olduğunu kaydeden Ökten, şu iddiada bulundu:

“Açlık sınırının altında bir asgari ücretten bahsediyoruz. Oysa ücretli çalışanlar içinde asgari ücretlilerin oranı yüzde 40. Asgari ücretin biraz üstünde yaşayan yüzde 10 ile altında yaşayan yüzde 10’luk dilimi de aldığımız zaman çalışanların yüzde 60’ına denk geliyor. Asgari ücret ortalama ücret haline gelmiş durumda.”

Uzun süredir sanayicilere şunu söylüyorum:
Siz ücreti bu kadar düşük tutarsanız sonunda bu sizi de vuracak. Bunun iki nedeni var. Birincisi ücretlerin düşüklüğü iç talebi kısıtlayacak. Bu da üretimi etkileyecek. İkincisi düşük ücret, kalifiye insanların beyin göçüne neden oluyor. Düşük ücretle kalifiye elaman çalıştıramayacağınızdan üreteceğiniz malın uluslararası arenada rekabet gücü zayıf olacak. Kaliteli mal üretmek istiyorsanız verimli bir ücret politikası uygulamanız lazım.”

Zeynep Ökten

ARZU ÇERKEZOĞLU: HÜKÜMET ELİYLE DÜŞÜK ÜCRET POLİTİKASINA GEÇİLDİĞİ GÖRÜLÜYOR

DİSK olarak açıkladıkları son raporda gıda enflasyonundaki gerçek duruma dair bilgiler verdiklerini ifade eden Çerkezoğlu, şöyle devam etti:

“Kamudaki toplu sözleşmelerde de ücretin baskılandığı ve hükümet eliyle düşük ücret politikasına geçildiği görülüyor. Bu özel sektör açısından da kriter oluşturuyor. Özel sektördeki büyük toplu sözleşmelerde de hükümetin ücretleri baskılamasının sonuçlarını görüyoruz.”

OSMAN ALTUĞ: DÜŞÜK ÜCRET POLİTİKASININ SEBEBİ İŞSİZLİK

Ekonomist Prof. Dr. Osman Altuğ ise Türkiye’deki düşük ücretlerin işsizlikten kaynaklandığını iddia ederek, bilinçli bir düşük ücret politikası izlendiğine dair görüşe katılmadığını söyleyerek, gerekçelerini şöyle açıkladı:

Düşük ücret politikasının sebebi işsizlik. Şirketlerin klasik tutumu kayıtlı çalışanların kıdemlerini uzatmamak. Yükünü hafifletmek için sürekli değiştiriyor. Kıdemi birikmesin diye pahalı çalışanı çıkarır, ucuza çalışanı alır. Çünkü emek ucuzdur. İşe talep çok. İşe talep çok olunca ücretin düşmesi normal. Türkiye’nin bir numaralı sorunu işsizliktir. En güçlü parti işsizlik partisi. 15 milyon insan işsiz. İşsizliği çözen iktidar olur.

Osman Altuğ (Fotoğraf: ANSİAD)

ÖZGÜR ERDURSUN: BU ÜCRET POLİTİKASIYLA ÜLKE SOSYAL PATLAMAYA GİDİYOR

Çalışma hayatı ve sosyal güvenlik uzmanı Özgür Erdursun da bilinçli bir düşük ücret politikası uygulandığını iddia edenlerden.

“ABD’de 1929 yılında büyük bir ekonomik buhran yaşandığını hatırlatan Erdursun, “ABD, bu buhrandan ücretleri yükselterek çıktı. Enflasyon bu kadar artmışsa ve sen gerçek enflasyon rakamlarını söylemeyip her şey normalmiş gibi davranıyorsan sosyal patlamaya neden olursun” iddiasında bulundu.

Üretimin olması için mümkün olduğu kadar ücretlerin düşürülmesi amaçlandı. Ücretler düşük olursa yatırımcılar gelir dendi. Politik olarak ücretler düşürüldü ama hiçbir işe yaramadı. Yatırım da yok” diyen Erdursun, iddialarını şöyle sürdürdü:

“Ülke büyüdü deniyor. Ülkenin büyümesi demek daha fazla gelir elde edildi demek. Ancak bu büyümeden ücretliye yansıma yok. Bu ücret politikasıyla ülke sosyal patlamaya gidiyor.”

Haber fotoğrafı: Pixabay

Benzer Haberler
Emek

Ankara'da MEB önünde basın açıklaması yapmak isteyen özel sektör öğretmenlerine polis müdahalesi

Emek

Silivri'de inşaatta çalıştırılan 15 yaşındaki Ali Koç hayatını kaybetti

Emek

Akkuyu Nükleer Santrali'nde düşük zamları kabul etmeyen yaklaşık 500 işçi işten çıkarıldı

Emek

Yasin Demirdağ'ın ölü bedenine emniyet kemeri takılmasına müdahale eden 35 işçi işten çıkarıldı