Özel Haber

Beklenen görüşme aylar sonra gerçekleşecek: Erdoğan’ı, Biden görüşmesinde neler bekliyor?

Batuhan Gündoğdu
Yol TV Editörü

ABD Başkanı Joe Biden, Erdoğan ile ilk kez 14 Haziran’da, Brüksel’de görüşecek. Biden, daha yönetime geldiği günden ilişkilerin Trump döneminden daha farklı olacağının sinyallerini her şekilde vermişti. Bugün gelinen aşamada ise Erdoğan iktidarının iç siyasetteki kırılganlığı, Sedat Peker’in haftalardır yayınladığı “ifşa” videolarıyla da tüm dünya kamuoyunda görünür hale geldi. Bu durum, Brüksel’deki önemli görüşmeye giderken Erdoğan’ın elini bir hayli zayıflatıyor.

Bu kritik görüşmeye giden sürece dair Gazete Duvar yazarı İlhan Uzgel ve Siyaset Bilimcisi Emre Erdoğan’ın görüşlerini aldık. Görüşmenin hem iç siyasetteki hem de dış siyasetteki olası sonuçlarını sorduk. Uzgel, ilişkileri düzeltmeye çalışan tarafın Türkiye olduğuna dikkat çekerek “Hiç dostu, destekçisi yok. Erdoğan için Biden’ın dostluğu çok kritik.” diyor. 

Emre Erdoğan da, “Masada Paris Anlaşması yok, dış ticaret yok, aşı konusunda yardımlaşma yok. Yani dünyanın acil sorunları, evrensel konular yok.” sözleriyle ABD için görüşmenin ekseninin Amerikan çıkarları olduğunu vurguluyor. Yani demokrasi ihlalleri, hukuksuzluk ve yolsuzluklar “yaptırımlara” dönüşmeyecektir diyor.

Yeni ABD yönetimi ile Tayyip Erdoğan arasındaki ilk temas, Biden’ın başkanlık koltuğuna oturmasından 3 ay sonra, 23 Nisan’da telefon üzerinden gerçekleşmişti. Bu görüşmede Başkan Joe Biden, yıl dönümünde “Ermeni Soykırımı’nı tanıyacağını” bildirmek için Erdoğan’ı aramıştı. En son resmi ziyaret ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman’ın Ankara’ya gelmesi olmuştu. Sherman’ın bu ziyaret sonrasında yaptığı “İstanbul Sözleşmesi”, “Türkiye’de İnsan haklarının gidişatı” ve  ekonomik ilişkiler için yapılan “öngörülebilirlik” vurgusu dikkat çekmişti.

ERDOĞAN BIDEN’DAN NE BEKLİYOR?

Şimdi herkes, 14 Haziran’daki görüşmenin sonuçlarını bekliyor. İlhan Uzgel, “Batı sistemi Türkiye’ye baktığında sisteme hakim, güçlü, oy desteği olan bir lider görüyordu. Bunun böyle olmadığı, iktidarın kırılgan olduğu, iktidar yapısının altını oyan farklı gruplar olduğu görüldü.”  ifadeleriyle Erdoğan’ın Biden karşısına nasıl bir görüntü ile çıktığını açıkladı. Belli oluyor ki, Peker videoları her tür dış siyaset ilişkisinde Türkiye’nin elini büyük ölçüde zayıflatan bir etken oldu.

İlişkileri düzeltmeye çabalayan taraf şu an Türkiye. Hem iç siyasette, hem ekonomide, hem bölgesel siyasette çok sıkışmış durumda. Hiç dostu, destekçisi yok. İçeride siyasal desteğini de kaybediyor. Bu süreçte Erdoğan için Biden’ın dostluğu çok kritik.”

İç ve dış politikada ciddi anlamda bir sıkışma yaşayan Erdoğan’ın “taviz verebileceği her şeyden taviz vermeye hazır” olduğunu ifade eden Uzgel, durumu “Elindeki bütün araçları kullanmak zorunda, çünkü Biden’ı yanına almak zorunda. Çok fazla aracı da kalmadı, S-400’ler gibi bazı ‘sorunlu alanlar’ı koza çevirmeye çalışıyor. Amerika da bunun farkında.” şeklinde yorumladı. Ayrıca Uzgel, S-400’lerin devamı gelebilecek, sürdürülebilecek bir koz olmadığını da ifade etti.

İlhan Uzgel (Fotoğraf: Haber Vesaire)

PAZARLIĞIN MERKEZİNDE BU FÜZE SİSTEMİNİN HİÇBİR ŞEKİLDE KULLANILAMAYACAĞI YATIYOR”

S-400’ler konusunun çözümüne ilişkin ortalıkta gezen bazı ‘söylentiler’ dışında net bir veri yok. Uzgel, içerde ne tür bir pazarlığın yapıldığına dair net bilginin erişime açık olmadığını söylüyor. Fakat net olan, Amerika’nın konuya dair tavrı. Yani konu, ABD’nin istediği bir biçimde çözülmediği sürece herhangi bir düzelmeden söz etmek zor görünüyor. Uzgel ekliyor:

“Bu dolaşan bilgilerden bir tanesi, S-400’lerin İncirlik’e gönderme ihtimali. Bu olursa, Amerika’nın talep ettiği ve gerçekleşecek her çözüm, Türkiye için bir skandal niteliği taşıyor. Çünkü bu füzeler kullanılmayacak demektir, pazarlığın merkezinde bu füze sisteminin hiçbir şekilde kullanılamayacağı yatıyor. Bu da Türkiye’nin başının gereksiz yere bir belaya sokulması ve paranın çöpe atılması anlamına geliyor.”

EMRE ERDOĞAN: S-400’LER BASİT BİR SİLAH MESELESİNİN ÇOK ÖTESİNDE

S-400’ler meselesinin basit bir silah meselesinin “çok ötesinde olduğu”nu belirten siyaset bilimci Emre Erdoğan, görüşme nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın füzelerin aktive edilmeleri gibi bir durumun söz konusu olmayacağını ifade ediyor. Erdoğan, “S-400’lerle beraber NATO’nun Rusya’ya karşı kurduğu ‘güvenlik kalkanı’nın içine Rus yapımı silahların girmesi söz konusu oluyor. Bunun için en büyük kaygı bu. Basit bir silah alım satımı değil. Bu konuda da Türkiye defalarca uyarıldı, F-35 programından da çıkartıldı. Şu an S-400’ler alındığı şekilde duruyor, Erdoğan bunu sürdürmeyi söyleyebilir, aktive etmemeyi teklif edebilir. Ama karşılığında ne isteyecek? Bunu kuru kuruya söylemeyecektir. Fakat her halükarda S-400 sistemi şu an olduğu gibi kalır. Aktive edilmeleri gibi bir durumun bedeli ağır olurşeklinde konuştu.

Türkiye’nin Kuzey Suriye ve Kuzey Irak’taki varlığına, ülkedeki darbe girişimi soruşturmalarına ilişkin talepleri olabileceğinin altını çizen Erdoğan, bu isteklerinin mevcut konumu dolayısıyla o kadar da kolay karşılık bulabilecek şeyler olmadığını da belirtti. 

Emre Erdoğan (Fotoğraf: Perspektif Dergi)

“DEMOKRASİ İHLALLERİ YAPTIRIM BAHANESİ OLABİLİR AMA YAPTIRIMA DÖNÜŞMEZ”

Türkiye’de bir yönetim biçimi haline gelen demokrasi ihlalleri, insan hakları ihlalleri, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması konularının masada olacağını belirten Erdoğan, bu durumların ABD tarafından bir yaptırıma dönüşmeyeceğini “Zaten yaptırımlara dönüşen şeyler daha çok S-400’ler üzerinden oldu. Demokrasiye dair konuların bir yaptırıma dönüştüğünü görmedik, “değerler” yaptırım bahanesi olabiliyor ama dönüşmüyorlar. Şu ana kadar bunu göremedik.” sözleriyle anlattı.

Sedat Peker’in MİT tırlarına ilişkin iddialarının uzun süredir uluslararası kamuoyunda bilindiğini söyleyen Erdoğan, bu iddiaların en önemli tarafının, silah yardımlarının “uyuşturucu ticareti yoluyla yapılması” olduğunu ifade ediyor. Amerika’nın “saplantılı” derecede uyuşturucuya karşı mücadele ederken müttefiklerinden birinin bu yöntemi bir finansman kaynağı olarak kullanması iddiasının çok ağır olduğunu söylüyor.

“KENDİ BAĞIMSIZ POLİTİKASI OLMAYAN BİR TÜRKİYE BİDEN’IN ÇOK İŞİNE YARAYACAKTIR”

Fakat yine de Türkiye’nin ABD için halen kullanışlı olduğunu ifade eden Emre Erdoğan, şunları söyledi:

“Tüm bu olumsuzluklara rağmen Türkiye ABD için gözden çıkarılabilecek bir noktada değil. İsrail ile daha muteber ilişkiler kurabilecek, Mısır’la gerilimi azaltabilecek ve tabii ki Amerika’nın çıkarlarına müdahale etmeyecek; yani kendi bağımsız politikası olmayan bir Türkiye Biden’ın çok işine yarayacaktır. Masada Paris Anlaşması yok, dış ticaret yok, aşı konusunda yardımlaşma yok. Yani dünyanın acil sorunları, evrensel konular yok. Türkiye’ye bakış açısını da bu belirliyor bence”

Benzer Haberler
EmekÖzel Haber

Soma Katliamı davasında ödül gibi cezalar verildi: "Açıkça bir siyasi müdahale vardı"

EmekÖzel Haber

Motokurye Kargo İşçileri Koordinasyonu yola çıktı: En önemli sorun ehliyetsiz ve sigortasız çalışma

GüncelÖzel Haber

Biden-Erdoğan görüşmesinden ne çıkar?

Özel Haber

Erdoğan 'Millet açsa doyurun' demişti: İşte halkın parasıyla doyanlar