Özel Haber

Müsilajın geldiği korkunç boyut: Doğayla inatlaşırsan, kazanan doğa olur

Yol TV Editörü
Özge UYANIK

Marmara Denizi uzun süredir alarm veriyor. Denizin hem altını hem üstünü kaplayan müsilaj, diğer adıyla deniz salyası Marmara’dan başlayıp Ege ve Karadeniz’i de tehdit eden büyük bir soruna dönüşmüş durumda. Uzmanlara göre ise, müsilajın korkutucu boyutlara ulaşması önlenebilirdi. Peki nedir bu müsilaj?

Deniz Salyası olarak da bilinen müsilaj, Marmara Denizi gibi kapalı denizlerde zaman zaman ortaya çıkan bir salgı.Hemen hemen tüm bitkiler ve bazı mikroorganizmalar tarafından üretilen kalın, yapışkan bir madde.

Türk Deniz Araştırmaları Vakfı sarı, beyaz, renkli çamurumsu bu maddenin son iki yıldır, Karadeniz, Marmara ve Ege Denizi’nde suyunda sıkça görülmeye ve yayılmaya başladığını belirtiyor.

MÜSİLAJ NEDEN MARMARA’DA YOĞUNLAŞTI?

Deniz bilimcilere göre, müsilajın Marmara’da yoğunlaşmasının sebebi,  Marmara Denizi’nin ‘doğuştan astımlı’ olması. Ergene Havzası’nın kirli suyunun Marmara’ya aktarılması ise, bardağı taşıran son damla olduğu. 

Yol TV’ye konuşan Deniz Bilimci Prof. Dr. Cemal Saydam’a göre müsilajın Marmara’yı kaplamasının önemli bir sebebi de İstanbul’un artık artan nüfusu kaldırılmaması. 

Saydam müsilajın yayılma nedenini şöyle anlattı:

“İstanbul’u 8, 10, 16 milyon nüfusa çıkarmışız. Yani kapasitesinin çok üzerine taşımışız. Bu kapasite aşıldığı için, biz hep uyarılarımızı yaptık. Marmara Denizi doğuştan astımlı. Oluşumu çok genç bir deniz. Özellikle dikkat edilmesi gerekirdi.”

“BARDAĞI TAŞIRAN NOKTA ERGENE HAVZASI OLDU”

“Geçen sene Ekim-Kasım aylarında Ergene Havzası projesi çalışılmaya başlanmış. Ergene’nin atık suyunun Marmara’ya atılmaması için uyarmıştım. Arıtılan su Saros Körfezi’ne akıtılmalıydı. Marmara’nın ekstra bir yük kaldıracak hali yoktu. Arıtım tesisleri bir anda çalışmaya başlamaz. Bence bardağı taşıran damla, Ergene Hazvası’nın o kirli suyu. Çünkü Marmara, onun azot, fosfor oranına alışık değildi.”

ERGENE HAVZASI’NDA NE OLMUŞTU?

Ergene, dünyanın en kirli akarsularından biri olarak kabul ediliyor. Ergene Havzası’nda sanayi tesislerinden çıkan atık suların arıtılarak Marmara Denizi’ne taşınacağı Derin Deniz Deşarj Projesi’nin Doğu Hattı geçen sene Kasım ayında faaliyete geçti.

Ergene suyundaki atıklar arasında ise bakır, sülfat, yoğun miktarda demir, çinko ve krom gibi ağır metaller yer alıyor. Derin Deniz Deşarjı Yönetmeliği’ne göre ise bu derecede kirli olan atık denize verilemez çünkü atık, ortamdan daha kirli olamaz.

“KANAL İSTANBUL’U UNUTUN”

Saydam Kanal İstanbul projesinin yaratacağı sonuçlara karşı şöyle uyardı: 

“İki denizi birleştiren bir proje düşünülüyor. Kanal İstanbul’a itiraz ettik. Siyasetçiler işi inatlaşmaya döktü. Doğayla inatlaşırsan kazanan doğa olur. İstanbul tepesine kadar dolmuş. Oksijen taşıma kapasitesi sonunda. Taşıp taşmaması bir damlaya bakıyor. Eğer Kanal İstanbul’un yaparsan, taşar, kaldıramaz, ölür. Oksijen sıfırlanır. Bakteri mantar oksijeni kullanarak iş yapar ancak hidrojen sülfür ortaya çıkar. Bu da çürük yumurta kokusundadır. O kokuya karşı da insanlar çok hassas. Kanal İstanbul’u rafa kaldırmak da yetmez. Unutun” 

MARMARA DENİZİ’Nİ GELECEKTE NE BEKLİYOR?

“Geleceğe yönelik keşke iyi şeyler söyleyebilsek. Yağmur, fırtına olursa hiç olmazsa bir hareket olur. Durağanlaşırsa yapacak bir şey yok. Haziran ayında çok daha hızlı bir akıntıyla, Karadenizdeki nispeten daha temiz su Marmara’ya girecek. Pis suların yanında, hiç olmazsa iyi bir dürtü. Ne olacağını hep birlikte göreceğiz.”

Benzer Haberler
EmekÖzel Haber

Soma Katliamı davasında ödül gibi cezalar verildi: "Açıkça bir siyasi müdahale vardı"

EmekÖzel Haber

Motokurye Kargo İşçileri Koordinasyonu yola çıktı: En önemli sorun ehliyetsiz ve sigortasız çalışma

GüncelÖzel Haber

Biden-Erdoğan görüşmesinden ne çıkar?

Özel Haber

Erdoğan 'Millet açsa doyurun' demişti: İşte halkın parasıyla doyanlar